Sidyma Antik Kenti Hakkında Bilinmeyenler

Sidyma Antik Kenti

Tarihin tozlu sayfalarında yer almış olan bir antik şehir daha, Sidyma antik şehri. Yine muhteşemliği ile herkesi büyüleyen ve köklü tarihi ile gezilecek ve görülecek onca yer barındıran bir antik kent. Peki Muğla'nın önemli turizm rotalarından birinde yer alan bu tarihi antik kent yolculuğunda sizleri neler bekliyor? 

Sidyma Antik Kenti Nerede?

Sidyma Antik Şehri, bir diğer adı ile Fethiye Antik Kent, ülkemizin turizm cennetlerinden biri olan Muğla'nın Fethiye ilçesinde bulunuyor. Fakat "Sidyma nerede?" sorusu burada bitmemektedir. Sidyma Antik Kentine, Fethiye ile Kaş karayolunun 40 km kadar batıya ayrılan ve genelde de stabilize bir yapıya sahip olan yoldan yaklaşık 12 km kadar gidildikten sonra ulaşılabiliyor.

İşte sizler için derlediğimiz bazı şehirler ile Muğla arasındaki uzaklıklar:

  • Antalya- Muğla arası yaklaşık olarak 312 km yani 3 saat 58 dakika kadar sürmektedir.
  • İstanbul- Muğla arası yaklaşık olarak 671 km yani 6 saat 45 dakika kadar sürmektedir.
  • Ankara- Muğla arası yaklaşık olarak 618 km yani 6 saat 25 dakika kadar sürmektedir.
  • Adana- Muğla arası yaklaşık olarak 863 km yani 10 saat 27 dakika kadar sürmektedir.
  • Mersin- Muğla arası yaklaşık olarak 876 km yani 10 saat 40 dakika kadar sürmektedir.
  • Manisa- Muğla arası yaklaşık olarak 235 km yani 2 saat 59 dakika kadar sürmektedir.
  • İzmir- Muğla arası yaklaşık olarak 211 km yani 2 saat 30 dakika kadar sürmektedir.

Sidyma Antik Kenti Giriş Ücreti

Sidyma Antik Kenti haftanın her günü ziyaretçilerine açıktır. Bunun yanında da Sidyme antik kenti giriş ücreti yoktur yani girişler ücretsiz bir biçimde yapılabilmektedir. Sizler de haftanın herhangi bir günü Sidyma'ya gidebilir ve tarihin gizemli sayfalarında ufak bir gezintiye çıkabilirsiniz. Fakat hatırlatmakta fayda var, her ne kadar Sidyma antik kentine giriş ücretsiz ola bile yol masrafları, yiyecek, içecek ve benzeri masrafları göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederiz.

Sidyma Antik Kenti Nasıl Gidilir?

Sidyma Antik Şehri, Fethiye'nin yaklaşık olarak 55 km kadar uzağındadır. Fethiye'den Kaş yoluna doğru ilerlerken, Esen'den 17 km kadar bir yol ayrımı ile Dodurga mahallesine bağlandığını göreceksiniz. Eğer bu yol güzergahını takip etmeye devam ederseniz köyün Asar mahallesine varmış olur ve buradan da Sidyma Antik Kenti ören yerine varmış olursunuz. Kaş'tan Sidyma'ya geçmek isteyebilirsiniz. Böylelikle ülkemizin sahip olduğu cennetlerden biri olan Kaş'ı da gezmiş ve görmüş olursunuz. Zaten Sidyma Antik Kenti de Kaş'a yaklaşık olarak 27 km, yani bu da 30 ile 35 dakika arası bir mesafe süresine denk gelmektedir.

Gelecek olduğunuz Fethiye, Kaş ya da genel olarak bu iki ilçenin çevresinde gezilecek ve keşfedilecek yüzlerce yer bulunmaktadır. Bu sebepten dolayı gezinizi bir gün yerine birden fazla güne dağıtmak sizler için oldukça karlı ve oldukça değerli bir seçenek olabilir. Bunun için de Fethiye kiralık villa seçeneklerine göz atmak isteyebilirsiniz. Ekstradan sadece Fethiye değil, harici olarak kiralık villa seçeneklerimize de göz atabilirsiniz. Tüm bunlarla beraber, İslami villa yani muhafazakâr villa seçeneklerimize de göz atabilir. Tatiliniz esnasında eğlencenin ve huzurun tadını çıkarıyorken bir yandan da güvenliğinizden emin olabilirsiniz.

Sidyma Antik Kenti Tarihi

Sidyma Antik Kenti günümüzde Fethiye ile Kaş karayolu üzerinde Eşen sapağına 17 km kadar uzaklıkta bulunan Dodurga köyü yakınlarındadır. Sidyma'nın sahip olduğu ismin, yani Sidyma sözcüğünün anlamı herhangi bir şekilde anlaşılamamıştır. Bunun haricinde Sidyma Antik Kenti'nin kuruluşu ile ilgili olarak da günümüzde bulunan bilgilerde herhangi bir keskinlik söz konusu değildir. Bunun yanında Sidyma ve çevresinde bulunan yörelerde de yeteri kadarıyla yüzey araştırması ve arkeolojik kazının yapılamayışı da Sidyma hakkındaki bazı noktaları karanlıkta tutmaya devam etmektedir.

Günümüzde Sidyma Antik Kenti'nde ulaşılan kalıntılar Roma dönemine ait kalıntılardır. Fakat bilinmektedir ki, bu bölge ve civarında ele geçirilmiş olan sikkeler, Sidyma Antik Kenti'nin tarihini M. Ö. 1. Yüzyıldan çok daha eskiye indirmektedir. M. Ö. 168 ve M. Ö. 167'de bulunan büyük Likya birliğindeki 23 şehrin içinde adı geçmektedir. Bunun haricinde Lykia birliğinden sonra kurulmuş olan ve 36 şehrin de içinde bulunduğu Koinon birliğine de katılmıştır. Sidyma, Roma döneminde oldukça büyük ve hızlı bir atılım ile önemli bir gelişim göstermiştir. Bu gelişimi ise Bizans döneminde de sürmüştür.

Sidyma'nın ismini tarihte ilk defa Roma imparatoru Marcus Aurelius sayesinde duyarız. Roma imparatoru Marcus Aurelius, imparatorluk mertebesine gelmeden önce Persler ile yaptığı savaşta Lykia'da hastalanmıştır. Romalılar, imparator adayı olan Marcus Aurelius'u, Sidyma'da bulunan bir ailenin yanına bırakmıştır. Hatta bunun üzerine aile Marcus Aurelius' a, "Eğer imparator olursan bize ne tür bir iyilik yapardın?" şeklinde soru yönetmişler ve Marcus Aurelius ise bu soruya, "İmparator olmam imkânsız fakat imparator olursam sizi Sidyma'nın en önde gelen kişisi yaparım." şeklinde yanıt vermiştir. Marcus Aurelius, II. Theodosius' un ölümünden sonra tahta geçmiş ve imparator olmuştur. Sonrasında da bu küçük aileye vermiş olduğu sözü tutmuştur. Küçük aileyi yüksek bir makama getirmiş ve bunun yanında da Sidyma'ya da önem vererek bu antik kentin gelişiminde büyük rol oynamıştır. 

Sidyma Antik Kenti Eserleri

Sidyma akropolü Eşen Köyü'nün kuzeyinde yer alır ve iki bölümden oluşan bir tepedir. Bu tepenin güney doğusunda yaklaşık olarak 365 m uzunluğa sahip ve yerin bulunduğu konuma göre de 3 m yüksekliğe kadar yükselebilen duvarlar ile akropol çevrili bir biçimdedir. Antik şehrin doğusunda polygonal bir biçimde bulunan kapı ile kapı haricinde gözetleme kulesi de dikkatleri üzerine çekmektedir. Bunun biraz ilerisinde de geç dönemde inşaatı bitmiş olan bir tiyatro yer almaktadır. Tiyatronun her ne kadar büyük bir bölümü toprak altında yer alıyor olsa bile, tiyatroya ait oturma sıralarından altı tanesi gözle görülebilmektedir.

Akropolün kuzey kısmında yer alan kalıntıların ne olduğu tam olarak anlaşılamasa bile tahminlere göre, olasılıkların büyük bir kısmı Lykia tipi mezar anıtları olduğunu söylemektedir. Lykia tipi mezar anıtları köyün ortasında yer alırlar ve günümüzde de oldukça iyi durumdadırlar bunun haricinde sütunları da ayakta durmaktadır ve stoa, İmparator Claudius döneminde yapılmıştır. Lykia tipi mezar anıtlarının hemen yanı başında 9 m uzunluğunda bulunan ve bizleri büyüleyen Artemis Mabedi de yine aynı dönemlere uzanmaktadır.

Tüm bunların haricinde köyün giriş kısmında sadece kemerleri ayakta bulunan hamam ve ayrıca bir adet de kilise, kalıntı halinde bulunmaktadır. Köyün kuzeyinde yer alan bir evin içerisinde ise Roma dönemine ait olduğu bilinen mozaiklere denk gelinmiştir. Sidyma'nın sahip olduğu nekropol alanı oldukça geniş olmakla birlikte aynı zamanda da çok dağınıktır. Sidyma'da bulunan mezar kalıntıları ise M. S I. Yüzyıl ile M .S. III. Yüzyılları arasında tarihlendirilmişlerdir. Bunun haricinde iki tepe arasında yer alan ve sayıları oldukça fazla olan mezarlar Ksanthos ile Pınara'daki mezarlar ile benzemektedirler. Bunların yanı sıra da Pınara'da görmekte olduğumuz ve güvercin yuvalarına benzeyen kaya mezarlarının haricinde ekstradan ev ya da lahit şekillerindeki mezarlar da Sidyma için sembolleşmiş konumdadır.

Tüm bunlardan başka Sidyma antik kentinin şehir merkezi günlük yaşam alanı dahilinde oldukça yıpranmış bir biçimdedir. Bu sebepten dolayı da Sidyma antik kentinin ev sahipliği yaptığı birden fazla esere hala daha ulaşılamamıştır. Fakat üst paragrafta da bahsettiğimiz üzere yine de Sidyma antik kentine gitmek isterseniz birkaç kaya mezarına ve bunun yanında lahit, stoa ve Artemis adına atanmış olan anıt mezarlarını görebilirsiniz. Bunun haricinde de bir kilise ve hamam görebilirsiniz fakat bu hamam ve kilise yüzyılların eskitmesine dayanamamıştır bu yüzden de sadece kemerleri ayakta kalabilmiştir.

Bunun haricinde her ne kadar Sidyma antik kenti içerisinde bulunmasa bile çevre civarında gezip görebileceğiniz güzellikler çok sayıdadır. Tepelerin iç kesimlerinde adeta gözlerden saklanan Belceğiz harabeleri bunlardan biri olarak yer alıyor ve turistler tarafından keşfedilmeyi bekliyor. Ayriyeten bu harabelere ulaşma sürecinde de birbirinden eşsiz ve muhteşem manzaralara eşlik edecekseniz. Belceğiz'den tarla yolunu geçebilir ve orada bulunan Sandık Dağ'ının, taşlık plaja doğru uzanmakta olan ve çam ağaçlarının arasında yer alan başka bir gizli cenneti bulabilirsiniz. Bu cennete Gavurağılı denmektedir. Bu iki rota haricinde Üç Keçi Tepesi ile Sancaklı Tepesi de yolunuzun üzerinde, seyrine doyamayacağınız noktalardandır. Bu gezi süreci içerisinde yanınızda bir rehber bulundurmak isteyebilirsiniz. Bu rehber size bölgeyi daha iyi gezdirirken aynı zamanda alternatif yollar sunarak daha verimli, eğlenceli bir gezi süreci yaşatabilir.

Tatilvillam.com üzerinden yapacağınız villa kiralama yöntemiyle tüm bu güzellikleri günlere yayarak rahat ve güvenli bir şekilde yaşayabilir, sevdiklerinizle birlikte unutulmaz bir tatil geçirebilirsiniz.

 

İletişim
Beni Ara
Fırsatlar Bölgeler Villa Türleri Destek